if(window.location.href == 'https://kisiselyazilarimkaan.blogspot.com' || window.location.href == 'https://kisiselyazilarim.blogspot.com' ) { window.location="https://kisiselyazilarimkaan.blogspot.com"; } Kişisel Yazılarım : asgari ücret
asgari ücret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
asgari ücret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2022 Perşembe

Günümüzde Yaşanan Aşırı Zamlar ve Geçim Sıkıntısı

Günümüzde Yaşanan Aşırı Zamlar ve Geçim Sıkıntısı 

Günümüzde fiyatlarda yaşanan aşırı zamlar, geçim sıkıntısını gittikçe artırıyor. İnsanlar artık zengin olmak değil, geçinebilmenin derdinde! 


Kişisel Yazılarım'da kaleme aldığımız "Günümüzde Yaşanan Aşırı Zamlar ve Geçim Sıkıntısı" başlıklı makalemizde, bu yaşanan zamların ve geçim sıkıntısının nedenlerini ve çözüm yollarını ziler için araştırdık. 

Günümüzde Yaşanan Geçim Sıkıntısı ve Nedenleri 

Ülkemizde insanlar artık zengin olmak değil, sadece geçinmek istiyor. Ancak bazı nedenlerden dolayı değil geçinmek, aç karnını doyurmakta bile zorlanıyor! Günümüzde fiyatların aşırı pahalanması sonucu, geçinmek gittikçe zor bir hal alıyor. Bu başlığımızda, insanların geçim sıkıntı yaşamasının nedenlerini inceleyeceğiz: 
  • Fiyatların aşırı pahalı oluşu: Fiyatlar günümüzde git gide zamlanıyor! Geçen sene 1 lira olan ekmeğin fiyatı, şu anda 3 TL'den satılıyor! Yani, günümüzde insanlar ekmek almakta bile zorlanıyor! Geçen sene 5 TL'ye bir kilo patates alabiliyor iken, şimdi bir kilo patates 20 TL olmuş durumda! Bu da insanların bütçesini sarsmakta ve geçinmelerini zorlaştırmaktadır. 
  • İşsizlik: Günümüzde insanlar ve özellikle de gençler, kendi alan ve yeteneklerine uygun iş bulmakta zorlanıyor. "İşsizlik, Nedenleri ve Çözüm Yolları" adlı makalemizde bu konu hakkında detaylı bilgiye erişebilirsiniz. İnsanlar iş bulamadıklarında, geçinecekleri parayı da bulamıyorlar. Bu durum da insanların geçim sıkıntısı yaşamasındaki en büyük engellerden bir tanesi. 
  • Ücret yetersizliği:  İster çalıştığımız yerden aldığımız ücret, isterse emekli maaşımız, geçinebilmek için yeterli değil. Şu anda asgari ücret, 4.250 TL. Hâl böyle olunca, ister istemez geçinmek de zorlaşıyor. Basit bir hesap yapalım, kirada oturduğunuzu varsayın: 
 Asgari ücret: 4.250 TL
Ev kirası: 2.100 TL 
Faturalar(elektrik, doğalgaz vs.): 800 TL
Elektronik eşyalara harcanan para: 5.000 TL 
Yiyecek-İçecek: 1.200 TL 

Gelir: 4.250 TL Masraf: 9.100 TL
Yani, asgari ücretle ev geçindirmeye çalışan bir kişinin, her ay 9.100 TL masrafı oluyor. Geçinmekte bile zorlanan bu kişi, bu masrafları sadece 4.250 TL ile nasıl karşılayacak? Üstelik, her gün her şeye zam geliyor. Bu da insanların geçinmesini bir hayli zorlaştırıyor. 

Günümüzde Yaşanan Aşırı Zamlar

Dilerseniz, geçim sıkıntısının nedenlerini sıraladıktan sonra, günümüzde yaşanan aşırı zamlara ve nedenlerine bir göz atalım! Zaten günümüzde geçinmeyi zorlaştıran en önemli faktör de, fiyatların aşırı derecede pahalı oluşudur. Aşağıda açıkladığımız nedenlerden dolayı fiyatlar aşırı derece artıyor. Bu da, bırakın geçinmeyi aç karnımızı bile doyurmamızı zorlaştırıyor! Peki neden fiyatlar her gün giderek artıyor? Fiyatlardaki bu pahalılığın sebebi ne? Devletimiz bu konuda ne gibi önlemler alıyor? Buna hep beraber bakalım: 

  • Döviz kurlarındaki artış: Bugün 1 Dolar, 15,85 TL'dir. Dolar her arttığında, ülkemizdeki ürünlerin fiyatı da artıyor. Çünkü, ülkemiz birçok şeyi ithal etmektedir. Dolayısıyla bu ithal edilen ücretler de Dolar üzerinden ödenmektedir. İthalatın ihracattan fazla olması, Doların yükselmesine ve bu da ülkemizdek fiyatların zamlanmasına neden olmaktadır. Şu anda fiyatlardaki bu zamlanmanın en büyük nedenlerinden birisi de, Dolar'ın çok yüksek olmasıdır. 
  • Zincir Marketler ve Stokçuluk: Bazı zincir marketler (Bim, A101 gibi) elinde bulunan ürünü şimdi satmayıp, Dolar yükseldiğinde ciddi zamlar ekleyerek satışa sunmasıdır. Bunun adı ticaret değil, fırsatçılıktır! Bu zincir marketler, sürekli ciddi zamlar yapmakta ve bu yüzden insanların bu ürünleri satın almasını zorlaştırmaktadır. Ticaret yapmak istiyorsanız, önce ticaret ahlakına sahip olmalısınız. Ticaret yaparken dürüst olmalısınız, ticarette hile yapamazsınız. Ancak, günümüzde bu zincir marketler, daha pahalıya satıp daha fazla kazanmak için bu ticari ahlak kurallarını bir kenara atıp, bu stokçuluk ve fırsatçılık gibi yasadışı faaliyetleri yapmaya devam ediyor. 
  • Enflasyonun Artması: Enflasyon, ülkemizde alım-satım gücünün ortalama değeridir. Enflasyonun artması halinde, bu artış fiyatlara da yansıyor. Aynı zamanda enflasyondaki artış, dövizin de aşırı şekilde yükselmesine neden oluyor. Eğer enflasyon aşırı şekilde yükselirse ve fiyatlara bu şekilde yansırsa, biz buna "devalüasyon" diyoruz. Devalüasyon olduğunda, 1 Dolar'ın 25 TL'ye fırladığını ve fiyatların aşırı artması yüzünden ülkemizde ciddi bir ekonomik kriz yaşanacağını söyleyebiliriz. Yine enflasyonun artmasına neden olacak bir faktörü söyleyecek olursak, dövizlerdeki kur fiyatlarının artmasını örnek verebiliriz. 

Günümüzde Yaşanan Aşırı Zamlar ve Geçim Sıkıntısıyla Nasıl Mücadele Edebiliriz?

  1. İthalat sınırlandırılmalı, ihracata yönelmeliyiz. İthalatın fazla olması, döviz kurlarındaki artışa ve bu da fiyatların aşırı zamlanmasına neden oluyor. İthalatın fazla olmasının bize verdiği ekonomik zararları, geçmişte paylaştığımız makalelerde de bahsetmiştik. İhracatın artması için de üretimin artması gerekir. Eğer kendi ürettiğimizi hem kullanıp hem de dışarıya ihraç edersek, bu da döviz kurlarının düşmesine ve sonuç olarak da fiyatların da düşmesine neden olacaktır. Onun için, ithalatı sınırlandırığ, ihracatı arttırmalıyız. 
  2. Stokçuluk ve fırsatçılıkla etkin şekilde mücadele edilmeli: Zincir marketlerin ve diğer fırsatçıların yaptığı stokçuluk ve fırsatçılık gibi yasa dışı faaliyetlere son verilmeli. Bunun yapılabilmesi için de, hükûmet ciddi adımlar atmalı. Stokçuluk ve fırsatçılık yapan sahtekârlara göz açtırılmamalı, sıkı bir şekilde denetlenmelidir. Bu yasa dışı faaliyetleri yürütenler en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. 
  3. İşsizlikle ciddi bir şekilde mücadele edilmeli: "İşsizlik, Nedenleri ve Çözüm Yolları" başlıklı makalemizde ayrıntılı olarak incelediğimiz bu konuda hem devlet hem de diğer işverenler ciddi bir adım atmalı. İşsizlikle mücadele etmek için istihdam artırılmalı ve iş imkanları çoğaltılmalı. 
  4. Aldığımız ücretler geçinebileceğimiz şekilde hesaplanıp ödenmeli: Günümüzde aldığımız ücretler bırakın geçinmeyi, aç karnımızı doyurmaya bile yetmiyor! 4.250 TL ile geçinmeye çalışan bir birey, 9.100 TL gibi bir masrafı nasıl karşılayabilir? Bunun için devlet ve diğer yetkililer bir adım atmalı. Örneğin, asgari ücretin tanımı; "bir kişinin geçinebilmesi için yetebilecek en düşük ücrettir" şeklinde geçmektedir. Ancak, fiyatlar o kadar pahalı ki, bu bizim geçinmemize yetmiyor! Asgari ücret belirlenmeden önce karşılanabilecek masraflar iyice hesaplanmalı ve bu şekilde asgari ücret belirlenmeli. 

Sonuç olarak...

Bu yazımızda insanların yaşadığı geçim sıkıntısı ve fiyatlarda yaşanan aşırı zamları incelemeye çalıştık. Bunun nedeni de bu zamların insanları ciddi anlamda zora sokmasıdır. Yetkililer bu konuda önlemler almak için ciddi adımlar atmalıdır. 



Bu yazıyı beğendiyseniz, Kişisel Yazılarım blogumu takip ederek, yeni gönderilerden anında haberdar olabilirsiniz. Ayrıca Kişisel Yazılarım'daki gönderileri sosyal ağlarınızda paylaşarak, daha fazla insanın okumasına yardımcı olabilirsiniz. Kişisel Yazılarım bloguma gösterdiğiniz ilgiden dolayı teşekkür eder, Kişisel Yazılarım blogumda keyifli vakit geçirmenizi dilerim.

5 Mart 2018 Pazartesi

Hepimiz Birer Köleyiz, Kapitalizmin Kölesi!

Hepimiz Birer Köleyiz, Kapitalizmin Kölesi! 

Kapitalizm, üstlerin daha fazla kazanması için astların köleleştirildiği bir sistem. Bir düşünün; hayatınız boyunca geçiminizi kazanmak için çalışıyorsunuz. Haftada 60 saat, ayda ise 240 saat. Peki, siz bu kadar çalışmanızın karşılığında aldığınız parayı hak ettiğinizi mi düşünüyorsunuz? Düşünün, bugün asgari ücret 1.700 TL. Siz bu parayı kazanmak için bu parayı hak ettiğinizden daha fazla çalışıyorsunuz. Belki de sizin hak ettiğiniz ücret, 1.700 TL'den çok daha fazlası.... İşte, hepimizi köleleştiren, daha az para için daha fazla çalışmaya zorlayan bu sistem, Kapitalizm! 

   Hayatınızı kazanmak için çalışıyorsunuz ve kazandığınız ücret 1.700 TL! Kirada oturduğunuzu var sayarsak, kazandığınız paranın %70'i kiraya gidiyor. 200 TL'de faturalar tutsa, sizin geçiminizi sağlamanız için daha fazla çalışmanız gerekiyor. Kapitalizm çok alan ama az veren bir sistem. Siz aslında bu kadar çalışarak sadece üstlerin kazanmasına yardımcı oluyorsunuz. Yani, sizi 1.700 TL'ye kandırıyorlar! Sizi bir yere hapsediyorlar. İş başlangıcından çıkışa kadar bu işte çalışmak zorundasınız. Çalışmadığınız takdirde kapının önüne koyuyorlar. 

Sürekli çalışmanızı, hak ettiğiniz paradan daha fazla performans göstermenizi bekliyorlar. Bugün bir dört yıllık bir üniversite mezununun aldığı maaş bile, en fazla 3.000 TL! Ben de dahil olmak üzere, herkes hak ettiğini ister. Ne kadar çalışıyorsak, onun karşılığını isteriz öyle değil mi? Ama bu sistem size alın terinizin karşılığını tam vermiyor. Üstleriniz ne vermek isterse, siz de onu mecburen almak zorunda kalıyorsunuz. 

Kapitalizm, modern dünyanın en kapsamlı kölelik sistemi desek yanlış olmaz. Kapitalizm sistemine ayak uyduramayan insanlar, soluğu psikiyatristlerde alıyor ve hayatları boyunca belki de o ilaçları kullanmak zorunda bırakılıyorlar. Kapitalizm; haksızın daha çok kazandığı, haklının ise kazanmak için köleleştirildiği, herkesin bunu yapmak zorunda kaldığı, yapmadığı takdirde aç kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı bir sistem. 

       
Hiç "Büyük balık, küçük balığı yutar!" diye bir söz işittiniz mi? Bu söz, aslında kapitalizmin bizi ne hale getirdiğinin bir göstergesi... Fark ettiyseniz, artık küçük esnaflar büyük firmaların lokması haline gelmiştir. Küçük esnaf, büyük firmalar yüzünden fazla iş yapamaz hale gelir ve mecburen kapanmak zorunda kalır. Bu hal, sonunda küçük esnafın o büyük firmanın emri altına girmeye zorlar. (Bayilik sistemi gibi) Yazımın başında da dedim ya; Kapitalizm büyüklerin daha çok kazanması için, küçüklerin köleleştirildiği bir sistem! 

 Herkes, bu sistemin birer kölesi! İster istemez, herkes hayatını kazanmak için bu sistemin birer parçası olmak zorunda! Daracık evlere sokuşturulan, hak ettiğinden daha az para kazanan, sürekli büyük balık tarafından yutulan bizler, bu sistemin birer kölesiyiz! İster kabullen, ister inkâr et! Çark böyle işlemeye devam ediyor. Üstler, kazanmak için alttakilerden besleniyor. Parazit gibi, üstler altların üstünden geçiniyor! Peki, ne zamana kadar böyle sürecek? Bu köleliğin sonu ne zaman gelecek, belli değil. Ama şundan eminim ki; biz bu sistem içerisinde bulunduğumuz sürece, köle kaldığımız sürece hayat bizi sadece harcamaktan başka bir şey yapmayacaktır. 40 sene köpek gibi çalışıyorsun ve emekli oluyorsun. Emekli maaşı en fazla 1.500 TL. 1.500 TL için emekli oluyorsak, gerçekten özgür bireyler değiliz! 40 sene çalışıp, sonunda 1.500 TL emekli maaşı almak zorunda kalmak, özgürlük için düşünülemez. 

Bu yazımı, Kapitalizmin bizi ne hale getirdiğini, nasıl köleleştirdiğini dilim döndükçe anlatmaya çalıştım. Bu sistemde aslında hepimizin birer köle olduğunu, üstlerin kazanması için astların köpek gibi çalıştığını anlatmaya çalıştım. Etrafınıza ve yaşantınıza bir bakın, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız! 

Bu yazımı beğendiyseniz +1 tuşuna basmayı ve daha fazla yazımdan haberdar olmak için blogumu takip etmeyi unutmayın. Bana destek olmak için de Google Reklamları'na tıklarsanız, çok sevinirim. 

Yeni yazımda görüşmek üzere, hoşçakalın! 
Kaan Akalın