if(window.location.href == 'https://kisiselyazilarimkaan.blogspot.com' || window.location.href == 'https://kisiselyazilarim.blogspot.com' ) { window.location="https://kisiselyazilarimkaan.blogspot.com"; } Kişisel Yazılarım : büyük deprem
büyük deprem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
büyük deprem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2022 Perşembe

Büyük İstanbul Depremi - En Riskli ve Güvenli Bölgeler

Büyük İstanbul Depremi - En Riskli ve Güvenli Bölgeler

Kişisel Yazılarım'da yayınladığımız bu yazıda, Büyük İstanbul Depremi yaşanması halinde en riskli ve güvenli bölgeleri sizler için araştırdık. 

Büyük İstanbul Depremi'nin meydana gelmesine çok az bir süre kaldı! Şu anda tartışılan konu, İstanbul Depremi'nin olup olmayacağı değil, ne zaman olacağı. Deprem uzmanları, yıllardır bizi Büyük İstanbul Depremi hakkında ciddi uyarılarda bulunmaktadır. Kişisel Yazılarım'da paylaştığımız bu yazıda, Büyük İstanbul Depremi olması halinde, en çok hangi bölgelerin zarar görebileceğini ve en güvenli bölgelerin nereler olduğunu sizin için araştırdık. 

İstanbul'da depreme dayanıklı ilçeleri şu şekilde sıralayabiliriz:

Büyük İstanbul Depremi - En Güvenli İlçeler

  • Beyoğlu
  • Beşiktaş
  • Kağıthane
  • Gaziosmanpaşa
  • Şişli
  • Esenler'in bir bölümü
  • Kemerburgaz
  • Sultanbeyli
  • Beykoz'un kıyıdan yüksek kesimleri,
  • Maltepe'nin kıyıdan uzak bir bölümü,
  • Çekmeköy,
  • Sultangazi,
  • Başakşehir'in büyük bir bölümü, 
  • Sarıyer'in sahilden uzak bir bölümü,
  • Arnavutköy,
  • Maslak,
  • Alibeyköy
Bu ilçeler gerek yönüyle gerekse zeminin sert olmasıyla deprem için en güvenli yerlerdir. Bu bölgelerde çürük binalar inşa edilse bile, yıkımlar çok az yaşanacaktır. Ancak yine de buna güvenip çürük binalar yapmak yerine, her zaman sağlam ve dayanıklı binalar inşa edilmelidir. Çünkü, deprem hatayı asla affetmez, size bunun bedelini çok ağır bir şekilde ödetir. 





Büyük İstanbul Depremi - En Riskli İlçeler

Aşağıda paylaştığımız ilçelerden birinde ikamet ediyorsanız, çok dikkatli olmalısınız! Şimdi sıralayacağımız ilçeler, Büyük İstanbul Depremi meydana gelmesi halinde en çok zarar görebilecek yerlerdir: 

  1. Avcılar: (bu konuya dikkat çekmek istiyorum) Avcılar, belki de İstanbul'un depreme en dayanıksız ilçelerinden biridir. 17 Ağustos 1999 yılında yaşanan Gölcük Depremi sırasında en çok can kaybı Avcılar ilçesinde yaşanmıştır. Avcılar, dolma toprak olduğu için zemini sağlam değildir. Bu da, ufak depremlerde bile binaların hasar görmesine neden oluyor. Örneğin 2019 yılında yaşadığımız 5.8 şiddetindeki depremde, bir caminin minaresi yıkılmış, bazı binalarda büyük çatlaklar meydana gelmişti. 
  2. Büyükçekmece
  3. Eyüp
  4. Beylikdüzü
  5. Fatih/Eminönü
  6. Küçükçekmece (17 Ağustos 1999 yılında meydana gelen depremde, İstanbul'da en çok mal ve can kaybının yaşandığı ilçelerden birisi)
  7. Esenkent, 
  8. Zeytinburnu,
  9. Bakırköy
Dikkat ettiyseniz, depreme dayanıksız olan ilçeler genede denize kıyısı olan yerler. Çünkü, denize kıyısı olan bölgelerde zemin yumuşak oluyor. Yaşanan Gölcük Depremi'nde İstanbul'un en çok hasar gören bölgelerdi. Eğer bu depremin merkez üssü İstanbul olsaydı, yaşanan can ve mal kayıpları çok daha fazla olacaktı. 

Sonuç Olarak - Büyük İstanbul Depremi

Yıllardır uzmanlar Büyük İstanbul Depremi hakkında uyarılarda bulunuyor. Depreme dayanıksız ilçelerde risk daha da artıyor. Bu sefer işin korkuncu, bu depremin merkez üssünün İstanbul olacağıdır. Şüphesiz, İstanbul'da bu ilçelerde yaşıyorsanız, kendinize dikkat etmelisiniz! 

Söz konusu depremin olup olmayacağı değil, Büyük İstanbul Depremi'nin ne zaman olacağı! Eğer deprem hakkında yeterli tedbir almazsak, 17 Ağustos depreminden bile daha ağır sonuçlarla karşılaşabiliriz! Depreme karşı en iyi yapılacak şey, yeterli tedbirler alma konusunda bilgi sahibi olmaktır. 

Tartışılan Konu Depremin Olup Olmayacağı Değil, Ne zaman Olacağı! 

Depremin ne zaman olacağını şimdilik bilemiyoruz. Ancak bildiğimiz bir şey var ki, o da Büyük İstanbul Depremi'nin son 30 yıl içerisinde mutlaka yaşanacak olduğudur. Ülkemizin bir deprem bölgesi olduğu da kuşkusuz, inkâr edilemez. İstanbul'da da geçmişte büyük depremler yaşanmış. İstanbul'da son depremin yaşanmasından tam 253 yıl geçti. Sizi korkutmak istemem ama, Büyük İstanbul Depremi'nin olması artık an meselesi! Korkmak yerine, depreme karşı terbirler almalıyız. Ancak, maalesef depreme karşı yeterli tedbirler alınabilmiş değil. Büyük İstanbul Depremi meydana gelmesi halinde, birçok yapının yıkılacağı ve birsürü insanın hayatını kaybedebileceğini söyleyebiliriz. Bu tedbirleri almak için çok uzun bir zamanımız yok! Çünkü Büyük İstanbul Depremi'nin olması, artık an meselesi...



Bu yazıyı beğendiyseniz, Kişisel Yazılarım blogumu takip ederek, yeni gönderilerden anında haberdar olabilirsiniz. Ayrıca Kişisel Yazılarım'daki gönderileri sosyal ağlarınızda paylaşarak, daha fazla insanın okumasına yardımcı olabilirsiniz. Kişisel Yazılarım bloguma gösterdiğiniz ilgiden dolayı teşekkür eder, Kişisel Yazılarım blogumda keyifli vakit geçirmenizi dilerim.
Büyük İstanbul Depremi - En Riskli ve Güvenli Bölgeler

27 Mart 2020 Cuma

Doğanın İntikamı - Başımıza Gelen Felaketlerin Nedeni

Doğanın İntikamı - Başımıza Gelen Felaketlerin Nedeni

2020, felaketler ve salgınlarla başladı; yangınlar, depremler, Koronavirüs salgını gibi... Ama neden? Bu felaketler neden başımıza geliyor?

İnsanoğlu, kendi çıkarları uğruna doğaya ağır tahribat yarattı; ormanların yok edilmesi, hava ve denizlerin kirletilmesi, vahşi yaşama zarar verilmesi gibi... İnsanoğlu, kendi bencilliğinin nedenini doğaya ödetiyor. Birçok ormanlık arazi tarıma açıldı. Birçok yaban hayvanı, sırf insanların zevki yüzünden katledildi. Fabrika atıkları havayı ve denizi kirletti, atmosferi zehirledi.

Bugün insanlık yaptıklarının nedenini ağır şekilde ödemeye başladı. Zaten bu salgının sebebi de, doğanın bize bir intikamıdır. Biz, lezzet uğruna yaban hayvanlarını öldürmeye kalktık. Yenilen bir yarasadan yayılan virüs, tüm dünyayı sardı. Dünyanın en güçlü devletleri bile bu virüs karşısında çaresiz. Dünyanın süper gücü Amerika bile, bu salgına teslim olmuş durumda.

Sadece salgın değil birçok doğal felaket şu anda yaşanmaktadır. 2 ay önce yaşanan Elazığ Depremi, 100 insanın canını aldı ve binlerce insan evsiz kaldı. Ayrıca, bugün çekirge istilası da dünyayı tehdit ediyor. Tüm bu olanlar, doğanın bize bir intikamıdır. Eğer biz doğaya zarar vermeye devam edersek, doğa intikamını en acı şekilde alacaktır. İnsanlık bu tahribatın bedelini çok ağır şekilde ödüyor. Tüm bu olanlar, doğaya verdiğimiz zararın neticesidir.

Doğa, eninde sonunda kendisine ait olanı bizden geri alacaktır. Bu durum, kaçınılmazdır. İnsanoğlu bu yaşanan felaketlerden ders almalı ve doğayla iyi geçinmeye çalışmalıdır. Ya insan doğaya saygı gösterecek, ya da doğa kendisine saygı duyulmasını bu şekilde öğretecek.

Yapmamız gereken şey doğaya saygı duymaktır. Yani, ormanları tahrip etmekten, yabani hayvanları katletmekten, doğayı ve çevreyi kirletmekten vazgeçmektir.

En iyi dileklerimle
Kaan Akalın

12 Mart 2018 Pazartesi

Büyük İstanbul Depremi Hakkında

Büyük İstanbul Depremi Hakkında

Beklenen İstanbul depremi hakkında yazacağım bu yazı, yediden yetmişe herkesi ilgilendiriyor. Bu nedenle bu yazacağım yazıyı herkesin bilgilenmesi için, mümkün olduğunca paylaşmaya gayret edelim.

Herkesin bildiği üzere, 17 Ağustos 1999'da yaşanan Marmara Depremi, yüz binlerce insanın ölmesine ve yaralanmasına yol açmıştı. Aradan 19 yıl geçmesine rağmen, 17 Ağustos depremi halen daha tazeliğini korumakta. 17 Ağustos daha hafızalarda tazeliğini korurken uzmanlar, Büyük İstanbul Depre-mi hakkında uyarılarda bulunmaya başladılar. Senelerdir yapılan uyarılar ve bir türlü gerçekleşmeyen bu deprem, artık kabak tadı vermeye başladı. Ama, bilimadamları bu depremin önümüzdeki 20 yıl içerisinde her an olabileceğinin uyarılarını yapmaktalar. Bilimadamlarına göre, 17 Ağustos 1999'da yaşanan depremle, segment İstanbul'a kaymış ve mutlaka bunun büyük bir deprem meydana getireceğinin uyarılarını yapıyorlar.

Türkiye Deprem Haritası
Şu bir gerçektir ki, ülkemizde Kuzeydoğu Anadolu ve Batı Anadolu fay hatları yer almakta ve halen faal halindedir. İstanbul üzerinden geçen fay hattı, son enerjisini 17 Ağustos 1999'da boşaltmıştı. Ama ne var ki, aradan 18-19 sene geçmiş ve fay birikmeye devam etmekte. Depremin olması halinde minimum 7.1 şiddetinde olacağını ve 1999 depreminden daha dehşetli olduğunu belirten uzmanlar, depremin merkez üssünün İstanbul olacağını söylemekteler. Söz konusu konu İstanbul olunca ki, 20 milyon nüfuslu bir mega kentten söz ediyoruz, yaşanacak felaketin boyutlarını düşünmek bile insanı tedirgin etmeye yetiyor. Bugünlerde haberleri izlediyseniz, Büyük İstanbul Depremi'nin artık yaklaştığını ve her an olabileceğini söylemekteler. 

İstanbul, çarpık kentleşmenin yoğun olduğu bir şehir. Bu nedenle Büyük İstanbul Depremi meydana geldiğinde, ölümler ister istemez en az 200.000 kişiyi bulacaktır. Çünkü çarpık kentleşme, depremden kaçmayı da zorlaştırıyor. Her tarafın binalarla çevrelendiği bir yerde, depremden nasıl kaçabilirsiniz ki? Kesin olarak bildiğim tek şey, Büyük İstanbul Depremi mutlaka meydana gelecektir. Allah korusun şiddeti en az 7.1 şiddetinde olacaktır. İstanbul'da bu depremin olması ve yıkımın fazla olması durumunda, tüm Türkiye bundan etkilenecektir. Çünkü İstanbul ülkemizin ekonomi, sanayi ve eğitim bakımından en önemli şehri. Allah korusun İstanbul'da yaşanacak bu deprem, İstanbul'u yok olmanın eşiğine getirebilir. Çünkü 17 Ağustos depreminden 18-19 yıl geçmesine rağmen, halen daha deprem için alınmış önlemler söz konusu değil.
İstanbul'da çarpık kentleşmenin fazla olmasının yanında, depreme dayanıksız binaların fazla olması, felaketin boyutlarını daha da artıracaktır. Çünkü, insanları depremler değil, binalar öldürüyor. Aradan geçen 18 yıla rağmen, maalesef depremden ders alabilmiş değiliz. Halen daha daha ucuza mal edip, daha pahalıya satmak için depreme dayanıksız binalar yapılmaya devam ediyor. Gecekonduların da yoğun olduğu İstanbul, deprem için hiç de güvenli bir yer değil. Deprem bu ülkenin kaçamayacağı bir gerçek çünkü deprem kuşağının üstünde yaşıyoruz. Depremin olacağı kesin ama depremle yaşamayı ne kadar öğrendik? Orası kesin değil! 

Büyük İstanbul Depremi meydana geldiğinde, İstanbul'u bekleyen asıl tehlike boğaz köprülerinin yıkılması olacaktır. İşte bu köprüler yıkılırsa, İstanbul'da hayat tamamen duracaktır. Yani asıl tehlike deprem anında değil, depremden sonra olacaktır.

Bu yazımı beğendiyseniz +1 tuşuna basmayı ve daha fazla yazımdan anında haberdar olmak için, blogumu takip etmeyi unutmayın. Bana destek olmak için Google reklamlarına da tıklarsanız çok sevinirim.

Kaan Akalın