if(window.location.href == 'https://kisiselyazilarimkaan.blogspot.com' || window.location.href == 'https://kisiselyazilarim.blogspot.com' ) { window.location="https://kisiselyazilarimkaan.blogspot.com"; } Kişisel Yazılarım : istanbul depremi kaç şiddetinde olacak
istanbul depremi kaç şiddetinde olacak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul depremi kaç şiddetinde olacak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2023 Pazar

Olası İstanbul Depreminde Ne Yapmalıyız?

Öncelikle yazıma, tekrar 6 Şubat'ta Kahramanmaraş'ta meydana gelen ve 10 ili etkileyen; 45 bin kişinin vefat etmesine neden olan 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerden dolayı, tüm Kahramanmaraş, Hatay, Gaziantep, Diyarbakır, Şanlıurfa ve diğer şehirlerde depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimle başlamak istiyorum. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.

Olası İstanbul Depreminde Ne Yapmalıyız?

Bilim insanları senelerce yaşanacak İstanbul depremi hakkında bizleri uyarıyor ve tedbirler almaya davet ediyor. Bu İstanbul depremi her 200 senede bir meydana geliyor ve ciddi yıkıma sebep oluyor. Söz konusu tartışılan durum; depremin olup olmayacağı değil, ne zaman olacağı! Bilim insanları bu depremin en geç 30 sene içerisinde mutlaka meydana geleceğini söylüyorlar. Ancak tam olarak zamanını bilmek, şu anki teknolojiyle mümkün değil. 

İsterseniz İstanbul'da daha önce yaşanan depremleri ve tarihlerini birlikte inceleyelim: 
İstanbul'da geçmişte yaşanan depremlerin yılları sırasıyla şöyledir: 447, 542, 1296, 1509 ve 1719 yıllarında ciddi depremlerle sarsılmıştır. Dikkat ettiyseniz bu deprem her 200 senede bir kendini tekrar etmiş. Son yıl 1719 yılında yaşanan depremden günümüze tam 300 sene geçmiş. Yani artık yaşanacak deprem, uzatmaları oynuyor diyebiliriz. Peki neden uzmanlar bu deprem ve şiddeti hakkında uyarılarda bulunuyor? 

Anadolu, genç bir oluşuma sahip ve üç aktif fay hattı bulunuyor. Anadolu oluşumunu geç tamamladığı için, fay hatları hâlâ aktif ve şiddetli depremler üretmeye devam ediyor. 
Bu haritaya bakarsanız, ülkemizin bir deprem ülkesi olduğunu anlayabilirsiniz. Ülkemizde hâlâ birçok aktif fay hattı bulunuyor ve saatli bir bomba gibi kırılma saatini bekliyor! İşte 6 Şubat'ta yaşadığımız Maraş depreminde birçok insanın hayatını kaybetmesi gibi... Ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini aklımızdan çıkarmamamız gerek. 

İstanbul'a gelecek olursak... Bu harita, İstanbul'da neden büyük bir deprem beklendiğini anlamamıza yardımcı olacaktır. 
Bu fay hattı, İstanbul'un tam da altından geçiyor! 
Bu fay, tam 300 senedir kırılmadı ve her geçen gün enerji biriktirmeye devam ediyor. Her enerji birikmesi, olası bir depremin şiddetini de arttırmaktadır. Bu nedenle uzmanlar  İstanbul'da olası bir deprem yaşanması hâlinde, bunun şiddetinin en az 7.5 olacağını ve iki fayın da kırılması hâlinde iki kez deprem olacağını belirtiyorlar. Kuşkusuz İstanbul, Türkiye'nin en kalabalık şehridir ve çarpık kentleşmenin çok fazla olduğu bir kenttir. Böyle bir depremin yaşanması, İstanbul için ciddi bir felaket olacaktır! Çünkü hâlen daha insanlar depreme dayanıksız ve çürük binalarda oturmaya devam ediyor. Evler çok iç içe ve olası bir depremde hiçbir yere kaçamayız! İstanbul çok önemli, çünkü eğer İstanbul yıkılırsa tüm Türkiye yıkılır. 

Olası Bir İstanbul Depreminde Ne Yapmalıyız?

  • Öncelikle ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu aklımızdan çıkmamalıdır. Bu gerçekle yüzleşmek ve bu depremi daha az hasarla atlatabilmek için çalışma yapmalıyız.
  • Depreme dayanıksız olarak inşa edilen binalara kesinlikle iskan verilmemeli. Buna göz yuman yetkililer en ağır şekilde cezalandırılmalı.
  • Gerek bireyler gerekse çocuklar deprem konusunda eğitilmeli. Bu eğitimler sıklaştırılmalı ve herkesin katılabileceği ve ücretsiz kurslar verilmeli. Bu sayede deprem konusunda bilinçli hareket ederek, daha az can ve mal kaybıyla depremi atlatabiliriz.






Bu yazıyı beğendiyseniz, Kişisel Yazılarım blogumu takip ederek, yeni gönderilerden anında haberdar olabilirsiniz. Ayrıca Kişisel Yazılarım'daki gönderileri sosyal ağlarınızda paylaşarak, daha fazla insanın okumasına yardımcı olabilirsiniz. Kişisel Yazılarım bloguma gösterdiğiniz ilgiden dolayı teşekkür eder, Kişisel Yazılarım blogumda keyifli vakit geçirmenizi dilerim.

4 Mart 2023 Cumartesi

İstanbul Depremine Hazır Mıyız?

İstanbul Depremine Hazır Mıyız?

Yazıma öncelikle 6 Şubat 2023'de, Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremde hayatlarını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara da acil şifalar dileyerek başlamak istiyorum. 

O gün, bir kez daha ülkemizin bir deprem bölgesi olduğunu anlamış olduk. Daha önce de değindiğim gibi, depremden korkmak yerine depremle yaşamayı öğrenmek daha doğru olacaktır. 


Kahramanmaraş'ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 şiddetindeki depremlerde 40 bin vatandaşımızı kaybettik. Bu durum, depreme ne kadar hazır olduğumuzun bir sonucudur. Hayır! Depreme kesinlikle hazır değiliz! Ülkemizde her deprem meydana geldiğinde binlerce insanımızı kaybediyoruz ve bununla ilgili kesinlikle bir şeyler yapılmalı! Gerek devlet, gerek müteahhit gerekse vatandaş olarak herkes üzerine düşeni yapmalıdır. 

Geçen haberlerde görmüştüm. Cennetten bir köşe diye satılan siteler, kitap gibi yıkılmıştı. Bence ev alırken evin dış görünüşünden ziyade depreme dayanıklı olup olmadığı değerlendirilmeli! Aksi takdirde, dünyanın en güzel evini de alsanız en ufak depremde bu ev sizin mezarınız olabilir. Müteahhitler üzerlerine düşeni yapmalıdır. Daha çok kazanacağım diye malzemeden çalmak size hiçbir fayda sağlamayacaktır. Belki böyle maliyetten kazançlı çıkmaya çalışabilirsiniz ancak o ölen binlerce insanın bedelini hangi parayla ödeyeceksiniz! Siz az maliyete çok kazanç sağlamak için o çürük binaları çok güzel görünümlü, lüks(!) olarak sattınız. Ancak bu vatandaşlar sizin yalanınızın bedelini canlarıyla ödediler! 

Devlet yetkililerine gelince! Siz de bu müteahhitlerin bu binaları dikmelerine izin vermekle sorumlusunuz! Sizin üç kuruşa aldığınız rüşvet, iltimas yüzünden bugün binlerce insanımızı kaybettik ve sıranın bize geleceği hiç şüphesiz ortadadır! 

Bugün uzmanlar, sıranın İstanbul'a geldiğini söylüyor. İstanbul'da minimum 20 milyon insan yaşıyor. Bu 20 milyon insanın en az %40'ı çürük binalarda yaşıyor. Bu İstanbul'da yaşanancak depremin en az 7.5 şiddetinde olacağı tahmin ediliyor. Maalesef bu deprem İstanbul'da gerçekleştiğinde, yine milyonlarca insan hayatını kaybedecek! Dikkat ederseniz, "binlerce" değil "milyonlarca" ifadesini kullandım. Çünkü İstanbul'un bir ilçesinde en az 1 milyon insan yaşıyor. Bu deprem riski fazla olan ilçelerde, ölü sayısının milyonları bulabileceği anlamına geliyor. 

Bu resimde gördüğünüz senaryo, eğer İstanbul depremi olursa yaşanacakları simgeliyor. Belki de daha çok korkunç manzaralarla karşılaşacağız. Daha önceki yazılarımda da defalarca ülkemizin bir deprem bölgesi olduğundan bahsettim. Eğer bu yazdığım yazıları yetkililer okumuş olsalardı, şu anda çoktan bu deprem için bir şeyler yapabilirdik. 

İstanbul depremi giderek yaklaşıyor. Bunu ben söylemiyorum, bilim insanları söylüyor! Ancak hâlâ depremlerden ders çıkarılabilmiş değil! Hâlâ çürük binalar yapılmaya devam ediyor. Siz aslında bize ev değil mezar inşa ediyorsunuz! Lütfen müteahittler! Binaları inşa ederken, biraz da vicdan ekleyiniz! 

İstanbul depremine hazır olmadığımızı söylemek istiyorum. Hâlâ birçok çürük bina var ve deprem her an olabilir. Bu süre gittikçe daralıyor. Uzmanların da söylediği gibi; "Deprem uzatmaları oynuyor". Hepimiz elimizi vicdanımıza koymalıyız. Hem devlet, hem müteahhitler hem de vatandaşlar olarak üzerimize düşeni yapmalıyız! Belki ben bu yazıyı yazarken veya siz bunu okurken deprem olabilir. Korkmak yerine tedbir almak daha mantıklı olacaktır. 
Bu yazıyı beğendiyseniz, Kişisel Yazılarım blogumu takip ederek, yeni gönderilerden anında haberdar olabilirsiniz. Ayrıca Kişisel Yazılarım'daki gönderileri sosyal ağlarınızda paylaşarak, daha fazla insanın okumasına yardımcı olabilirsiniz. Kişisel Yazılarım bloguma gösterdiğiniz ilgiden dolayı teşekkür eder, Kişisel Yazılarım blogumda keyifli vakit geçirmenizi dilerim.